Yemek
Sağlık
Sağlık
Moda ve Güzellik
Moda ve Güzellik
Ekonomi
Doğa ve Hayvanlar
Doğa ve Hayvanlar
Şair ve söyleyici aynı şey değildir.
Şair , şiir yazan kişidir. Söyleyici ise, bir şiirde olayları yaşayan ve sesi duyulan, şairin ürettiği kurgusal kişiliktir. Her şiirde şair tarafından belirlenen bir söyleyici vardır ve bu kişi ya da varlık kurgusaldır
Şiir yazan kişiye şair denmesinin bazı nedenleri: Toplumdaki işlevi: İlkçağlardan günümüze kadar şair, toplumun ileri gelenlerinden olup, bilici ve sözcü olarak kutsanmış, toplumun ortak duygu ve duyarlıklarının kaynağı olarak görülmüştür. Algılama ve anlatım: Şair, dünyayı, olayları ve insanları herkesten farklı algılar ve izlenimlerini uyumlu, yüklü mısralarla dile getirir. Dil kullanımı: Şairin dili, diğer yazın türlerinin dilinden daha üstün ve zahmet vericidir. Doğaüstü inanışlar: Bazı toplumlarda şairlerin doğaüstü güçlere sahip olduğuna, bir cinle ilişki içinde olduğuna inanılmıştır. Şair kelimesi Arapça kökenli olup, doğaüstü güçlere sahip, deli veya kâhin gibi anlamlar da yüklenmiştir.
Şair sayılabilmek için belirli bir eğitim alma şartı yoktur. Şair sayılabilmek için gerekli bazı özellikler şunlardır: güçlü anlatım yeteneğine sahip olmak; yazma yeteneğine sahip olmak; sözele yatkın olmak; sanata ve edebiyata ilgili olmak. Ayrıca, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü gibi alanlardan mezun olan kişiler de şair olabilir. Her şiir yazanı şair olarak değerlendirmek doğru değildir; asıl "şair" sıfatını hak etmek için zamanla tanınırlık kazanmak ve belirli bir bilgi birikimine sahip olmak gereklidir.
Şair, "şiir söyleyen veya şiir yazan kimse, ozan" anlamına gelir. Terim olarak şair, "bilgi, seziş, duygu ve heyecanlarını ölçülü ve ahenkli biçimde ifade eden kimse" şeklinde tanımlanabilir. Şair kelimesi ayrıca, "bir şeyi bütün incelikleriyle bilmek, sezerek vâkıf olmak; ölçülü ve âhenkli söz söylemek" anlamlarındaki "şi'r" kökünden türemiştir. Şair, dünyayı farklı bir gözle görebilen, duygularını ve düşüncelerini derinlemesine işleyip okuyucuya aktarabilen kişidir.
Söyleyici şiir, şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi ya da varlıktır.
Şiirde söyleyici, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği, olayları yaşayan ve sesi duyulan kurgusal kişiliktir. Söyleyici ile hitap edilen kişi veya varlık arasındaki ilişki, şiirin içeriğine, temasına ve anlatımına bağlı olarak değişebilir. Bu ilişki şu şekillerde olabilir: Öznel ilişki: Söyleyici ile hitap edilen kişi veya varlık arasında bir bağlantı veya samimiyet vardır. Simgesel ilişki: Söyleyici, bir simge veya sembol üzerinden mesaj iletmeye çalışır ve hitap edilen kişi veya varlık genellikle evrensel bir konuyu temsil eder. İdealleştirilmiş ilişki: Söyleyici, gerçek bir kişi veya varlık yerine idealize edilmiş bir kişi veya varlık ile iletişim kurar.
Şiirde şair önemlidir çünkü: Duygu ve düşüncelerin ifadesi: Şair, duygularının derinliklerinden çıkardığı sözcükleri okuyucunun yüreğine işler. Toplumsal bellek: Şairler, toplumların sesi olur, yaşanan acıları, sevinçleri ve umutları dile getirir. Dilin inceliklerini bilme: Şair, kullandığı dilin inceliklerini iyi bilir, milli kültürü tanır ve geçmişteki şiir örneklerini tahlil eder. Öncü kişilik: Şair, toplumun gelişmesi ve değişmesinde önemli rol oynayan öncü kişidir. Yeni yorum: Şair, dünyayı yeniden yorumlayarak okuyucuya farklı bir bakış açısı sunar.
Şair ve şiir arasındaki bütünlüğün bazı nedenleri: Şairin kişiliği: Her şiir, şairinden izler taşır ve onu ayrı düşünmek mümkün değildir. Dil hakimiyeti: Şair, yazdığı dile son derece hakimdir ve bu, şiirin anlam kazanmasını ve yarına kalmasını sağlar. Toplumsal ve tarihsel bağlam: Şair, içinde yaşadığı toplumu ve çağı bilir; bu, şiirine daha geniş bir anlam kazandırır. Yaratıcı süreç: Şair, kendine özgü bir dil ve yazınsal biçim kullanır; yeni söz dizimleri ve deyimler üreterek dile yeni anlamlar kazandırır. Şiir, dış dünyanın değiştirilip dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bir edebi anlatım yoludur.
Kültür ve Sanat
İşgale direnen şiirler kimin eseri?
İtalyan birliğinin öncüsü kimdir?
İstanbul Dikilitaş'ın hikayesi nedir?
Şair ve söyleyici aynı şey mi?
İstanbul'da en uzun surlar nerede?
İspanya neden Endülüs deniyor?
İstiklal marşının 1 ve 2 kıtası neden nefes almadan okunur?
Şakir Paşa hangi padişah döneminde yaşadı?
Şiirin dönemi nasıl bulunur?
İzmir Marşı'nın hikayesi nedir?